TÜRKİYE’NİN EURO FİGHTER ALIMI
Bildiğiniz üzere Türkiye bir süredir 5. nesil savaş uçağı almak için çabalamakta. Rusya’dan alınan hava savunma sistemleri (S-400) sonrasında Türkiye Amerika’nın yürüttüğü ve Türkiye’nin de bir parçası olduğu F 35 beşinci nesil savaş uçağı projesinden çıkartıldı. Bu Türkiye için sıkıntılı bir durum yarattı ve şöyle endişeler ortaya çıktı. Türkiye’nin elindeki F 16 savaş ucaklari eskimekte ve Türkiye bunları modernize etmek için bir çaba göstermekte. Ancak burada bile tam anlamıyla istediğini alabilmiş değil. F 35 savaş uçaklarını alamayınca bu kez Türkiye yönünü yine Amerika’ya ama bu sefer eski nesil bir savaş uçağı olan ve Türkiye’nin de kullandığı F 16 Savaş uçaklarını Almak için girişimlerde bulundu. Son zamanlarda Amerika’yla yürütülen diplomasi yarattığı iyimserlikle Türkiye’nin bu ucaklari alacağına dair inanç da kuvvetli görünüyordu. Belli ki Amerikalılar Türkiye’ye savaş uçağı satma konusunda istekli değil zira bu kadar görüşmenin ardından Türkiye’nin Avrupa yapımı yeni bir savaş uçağı satın alma durumuna gelmesi de bunu doğruluyor.
Türkiye açısından durum kritik bir hal alıyor. Buradaki birinci etken bu süreçte Yunanistan’ın hava filosunu geliştirmesi ve özellikle Fransa’dan aldığı savaş uçaklarıyla Türkiye’ye karşı olası bir üstünlük elde etmesi. İkinci bir risk ise İsrail İran Savaşı sırasında F 35 savaş uçaklarının gösterdiği üstün performans. İsrail kısa sürede İran’ın tüm hava savunma sistemi yok etti ve İran hava sahası ilk birkaç günün ardından tümüyle İsrail’in kontrolüne geçti. Bir yandan Yunanistan’ın bir yandan da son zamanlarda çok büyük gerilimler yaşanan İsrail’in Türkiye açısından önemli bir tehdit gibi görülmesi Türkiye açısından durumun nezaketini bir kat daha arttırıyor.
Uzun zamandır Türkiye’nin Euro Fighter savaş ucaklari almak için çabaladığını ama başta Almanya olmak üzere Fransa’nın da buna pek gönüllü olmadığını görüyorduk. İngiltere ise bu süreçte Türkiye’ye en yakın olan devlet durumundaydı ve en başından beri Türkiye’nin bu uçakları almasını istiyordu. Nihayetinde İngiltere başbakanı bugün Türkiye’yi ziyaret etti ve bu ziyaret sırasında 20 kadar uçağın ki uçaklar İngiltere hava kuvvetlerinde şu an aktif olarak faaliyet yürüten uçaklar Türkiye’ye satılmasına karar verildi. Türkiye toplamda 40 civarında uçağa Katar, Umman ve İngiltere’den alarak kendi hava filosuna katacak. Uçaklar sıfır uçaklar değil hepsi ikinci el. Peki buradaki soru neden Türkiye sıfır uçak almak yerine ikinci el uçakları almak durumunda kalıyor? Bunun iki cevabı var bir tanesi şu: Türkiye’nin çok acil bir biçimde hava filosuna yeni uçaklar katması lazım bu nedenle elde hazır bulunan uçakları almak Türkiye için bu süreçte kabul edilebilir görünüyor İkincisi ise Türkiye sıfır uçak da olacak ancak bu uçakların üretilmesi belli bir zaman alacağından şu aşamada Türkiye sıfır uçakları beklemektense kullanılabilecek durumda olan bu ikinci el uçakları almayı daha uygun gördü.
Euro Fighter Typhoon
Euro Fighterlar F 35 savaş uçakları gibi beşinci nesil bir savaş uçağı seviyesinde değil ancak yine de şu aşamada Türkiye filosuna yeni uçaklar katmış olmanın öneminin farkında olarak ya da ancak bunu yapabiliyor olduğundan böyle bir yola gitmiş gibi görünüyor.
Bu süreçte dikkat çeken bir gelişme ise İngiltere’nin Türkiye’nin bu taleplerini karşılama noktasında bu derece istekli olması ve kendi filosundan uçak kaybetmek pahasına Türkiye’ye uçakları verebilmesi. Bunun çok basit bir açıklaması var ki o da şu an Ukrayna ve Rusya arasında sürmekte olan savaş. Amerika’nın NATO’yu her an yalnız bırakabileceği bir senaryoda İngiltere Ukrayna’da sürmekte olan savaşın bir noktada Avrupa’daki diğer devletlere de sirayet etmesi gibi bir endişeyi son derece ciddiye alıyor. Amerika tarafından hırpalanan ve adeta bir uçak ambargosuna maruz kalan Türkiye’nin bu süreçte NATO ile olan bağlarını, stratejik hedeflerini korumak adına Türkiye ile daha yakın çalışmak ve Amerika’nın sebep olduğu NATO ile Türkiye arasındaki bu soğukluğu mümkün mertebe yumuşatmak için böyle bir yola başvurmuş olması İngiliz diplomasi açısından son derece mantıklı.
Bundan sonraki sürecin nasıl Şekilleneceğini hepimiz göreceğiz ancak çok açık bir şey var ki bir süre sonra NATO Türkiye’yi bir karar vermeye zorlayacak gibi görünüyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Amerika ziyareti sırasında Amerikalıların Türkiye’den beklentileri Rusya ile olan ticaretin azaltılması ve özellikle Rusya’dan doğal gaz alımının sınırlandırılması yönündeydi. Şu aşamada Türkiye’nin böyle bir yola başvurmasını ben pek olası görmüyorum. Bunun hem ekonomik sebepleri hem de stratejik sebepleri var. Türkiye genel olarak Rusya’yla çok büyük sorunlar yaşamıyor aksine turizm gibi alanlar ve enerji temini bakımından Rusya’ya büyük ölçüde ihtiyaç duyuyor. Rusya açısından da Türkiye’de ilişkileri iyi tutmak son derece önemli. Neredeyse NATO ile savaşın eşiğine gelmiş olan bir Rusya için Türkiye çatışmamak en mantıklı senaryo. Türkiye açısından bu karar son derece zor olacaktır Türkiye bir NATO müttefiki ve olası bir çatışma durumunda Türk askerinin de bu çatışmada yer alması bekleniyor öyle ki son zamanlarda Rusya’nın baltık ülkelerinin hava sahasını test etmesi sonrası NATO buradaki hava savunma sistemlerini daha etkin bir hale getirdi ve burada Türkiye’nin de radar uçaklarıyla aktif bir biçimde bu sürece destek verdiği görülüyor. Bir yandan NATO üyesi olan bir yandaysa güçlü komşusuyla ilişkilerini iyi tutmak isteyen Türkiye için çok hassas bir diplomasinin yürütülmesi gereken günlerden geçiyoruz. Sürecin nereye evrileceği ve bunun olası çıktılarının Türkiye açısından ne gibi fırsatlar ya da sorunlar yaratacağını bir başka yazıda almayı daha uygun buluyorum.
İSMET TUNCER


